Tekel, bundan 50 yıl kadar önce İzmir Bayraklı’ya önce rakı ardından da şarap fabrikası açmış. Rakı fabrikasının çalışanları kendi takımlarına Rakıspor, şarap fabrikasının çalışanları ise Şarapspor adını vermiş. Maçlar oynanırken çilingir sofraları kurulur, taraftarlar tribünlerde, futbolcular ise sahada hem içip hem de oynarmış.
Ne Barcelona ne de Real Madrid. İşte dünyanın en güzel iki takımı. “Rakıspor ve Şarapspor”.
Con Pepe, Topal Süleyman, Atom Niyazi ve diğerleri 1964’ün Aralık soğuğunda İzmir’de bir meyhanede her zamanki gibi çilingir sofralarını kurmuşlardı. Con Pepe’nin sol ayağı protez.
Askerde bu ayağı donmuş ve kesilerek hayatı kurtulmuş. Topal Süleyman’ın ise durumunu lakabı özetliyor. Alkol kana karışınca hayallere dalınır, muhabbet körüklenir, genelde ya siyaset ya da futbol konuşulur.
Masadaki futbol muhabbeti o kadar hararetli hale gelmiş olacak ki, sabaha kadar içen tayfa, Aralık soğuğunda, tamamen çamurla kaplı sahaya çıkıp maçlarını yapmış. Yaşları almış yürümüş, göbekli, zil zurna sarhoş kocaman adamları çamur içinde maç yaparken çevre halkı görünce hayli olarak olaya ilgi artmış.
Rakı fabrikası işçileri ve şarap fabrikası işçileri senede bir kez olmak üzere dünyanın en güzel futbol karşılaşmasını yıllar sürecek olan bir gelenek haline getirmiş.
Rakıspor ve Şarapspor’un alkol oranı yüksek tarihiyle ilgili bulabildiğimiz en eski kaynak 8 Aralık 1964 tarihli bu gazete kupürü
En önemli kural: Maça kesinlikle ayık olarak çıkılmayacak.
Maç başlamadan saatler, hatta bir gün öncesinin gecesinden başlanarak Rakıspor oyuncuları rakı, Şarapspor oyuncuları da şaraplarını içmeye başlıyormuş. Maçı izlemeye gelen semt halkı, eş, dost, akraba ve bu efsane olayı kaçırmak istemeyen komşu ilçe sakinleri saha etrafına çilingir sofralarını kurarak karşılaşmayı takip ediyormuş.
Hakem başlama düdüğünü çalmadan önce oyuncuların sarhoş olup olmadıklarını kontrol eder, yeteri kadar sarhoş olmayanları kafayı bulmaları için alkol takviyesine yollarmış. Hakem, başlama düdüğünü herkesin zil zurna sarhoş olduğuna emin olduktan sonra çalarmış.
“Pislik Erol, Torpido Hasan ve Asansör Levent…” lakabı olmayan oyuncu asla kadroya giremez
Bu maça tanık olanlar, gülmekten karşılaşmayı takip edemediklerini söylüyor.
50 yıllık maziye sahip, Rakıspor – Şarapspor maçına çıkan her oyuncunun kendi özelliklerine has bir lakabı vardı. Geçmişte yapılan bir karşılaşmanın kadrosuna gülümseyerek göz atalım.
Rakıspor; Adolf Hulki, Yörük Mustafa, Gececi Metin, Salhane Memduh, Ayı Adnan, Zarbo Çelik, Başçavuş Ali, Kıvırcık Kamil. Şarapspor ise; Ruh Hasan, Berbat Sıtkı, Yorgan Hikmet, Yavru Güngör, Böcek Emin, Zorzo Ahmet, Hacı Fuat, Yanki Mehmet, Reno Ahmet ve Polis Engin.
Fabrikalar kapansa da, Rakıspor ve Şarapspor maçlarına devam etti. Ama 80 Darbesi karşılaşmaya uzun yıllar sürecek olan bir mola verdi.
İki takım da zil zurna olduğu için karşılaşmalar genellikle ya yarıda kalıyor ya da bir kazanan çıkmıyordu. 80’lerin ilk yıllarına kadar oynanan Rakıspor – Şarapspor maçları o kadar meşhur oldu ki, alkolün kokusu Alman RTL kanalına kadar gitti. Kanal bu efsane maç hakkında kısa bir belgesel çekti.
Karaciğer dinlendirecek, uzun yıllar süren bir moladan sonra 2000 yılında iki takım tekrar sahaya çıktı.
Dönemin Karşıyaka Belediye Başkanı Şebnem Tabak’ın desteğiyle geleneksel karşılaşma hakem Torik İsmet’in düdüğünü çalmasıyla tekrar oynandı. Uzun yıllar özlenen karşılaşmada tribünlerde taraftarlar, sahada hakem ve futbolcular kafaları bularak özlem giderdi, yerlerde yuvarlandı, davullar çaldı, zurnalar ise hiç susmadı. Bir sonraki yıl oynanacak olan Rakıspor – Şarapspor maçına vali izni çıkmadı, efsane turnuva mazide kaldı.
Kaynak: ListeList



