İran Gerilimi Ortasında Çin Stratejik Malzemelere Yönelik İhracat Kontrollerini Sıkılaştırıyor:
Uzmanlar, Pekin'in insansız hava araçları, nadir toprak elementleri ve yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları artırmasının, dolaylı olarak İran'a fayda sağlayabileceğini söylüyorlar.
Çin Komünist Partisi (ÇKP), içeriden gelen bilgilere göre "savaş zamanı önlemlerine" benzeyen ve İran'a dolaylı destek sağlayabilecek bir hamleyle petrol ürünleri ve diğer malzemelerin ihracatını önemli ölçüde azaltıyor.
İran Gerilimi Ortasında Çin Stratejik Malzemelere Yönelik İhracat Kontrollerini Sıkılaştırıyor:
Uzmanlar, Pekin'in insansız hava araçları, nadir toprak elementleri ve yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları artırmasının, dolaylı olarak İran'a fayda sağlayabileceğini söylüyorlar.
Çin Komünist Partisi (ÇKP), içeriden gelen bilgilere göre "savaş zamanı önlemlerine" benzeyen ve İran'a dolaylı destek sağlayabilecek bir hamleyle petrol ürünleri ve diğer malzemelerin ihracatını önemli ölçüde azaltıyor.
Alınan bilgilere göre, Orta Doğu'daki artan gerilimler karşısında Pekin'in ilgili yerli işletmelere taktik insansız hava araçları, nadir toprak mineralleri ve rafine petrol ürünleri de dahil olmak üzere stratejik malzemeler üzerindeki ihracat kontrollerini sıkılaştırmaları talimatı verildi.
Buna göre, bazı teknoloji şirketleri ve ticaret firmaları, ihracat sözleşmelerinin ek incelemelerden geçirilmesini ve "hassas bölgeleri" içeren sözleşmeler için daha sıkı onay prosedürleri uygulanmasını gerektiren sözlü uyarılar almış durumda.
Bu direktifler, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ülkenin askeri altyapısını ciddi şekilde zayıflattığı ve İslam Cumhuriyeti'nin üst düzey liderliğini büyük ölçüde yok ettiği bir dönemde geldi.
Pekin ve Tahran yıllardır dostane ilişkiler sürdürüyor. Pekin ve Tahran'ın 2021'de imzaladığı 25 yıllık "kapsamlı stratejik ortaklık" anlaşması kapsamında Çin, İran'da telekomünikasyon, bankacılık, limanlar ve diğer altyapı alanlarına 400 milyar dolar yatırım yapmayı taahhüt etti. Buna karşılık İran, petrol akışını sürdürmeyi kabul etti.
Emtia analizi firması Kpler'in küresel sevkiyatları takip eden verilerine göre, Çin 2025 yılında günde ortalama 1,5 milyon varil İran ham petrolü ithal etti. Bu miktar, Çin'in toplam ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 12'sini ve İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyordu . Ağır yaptırımlara tabi olan bu ham petrolün büyük bir kısmının, menşeini gizlemek için yanlış etiketlendiği düşünülüyor.
Pekin, rafine petrol ürünlerinin ihracatını durdurduğu veya kısıtladığı yönündeki haberleri şimdiye kadar ne doğruladı ne de yalanladı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 5 Mart'taki basın toplantısında bu tür önlemlerden "haberdar olmadıklarını" söyledi.
Konu ile ilgili bilgi veren kaynak kişiye göre, bu tür önlemlerin genellikle kamuoyuna açıklanmadığını, bunun yerine sektör düzenleyicileri veya devlet işletmeleri kanalları aracılığıyla iletildiğini söyledi.
Taktik insansız hava araçları ve temel bileşenleri, Ukrayna'dan İran'a ve Yemen'e kadar uzanan çatışmalarda giderek artan kullanımları nedeniyle daha çok talep görürken, nadir toprak elementleri ve nadir mineraller füzeler, radar sistemleri, elektronik ekipmanlar ve hassas güdümlü silahlar için kritik girdiler olmaya devam etmektedir.
Bu kaynaklar ihracat kontrolü altına alındığında, ilgili bölgelerdeki askeri teçhizat tedarik zincirini etkileyebilir.
Çin'in dış ticaret sektöründen, bu direktifin Pekin'in ABD ve İsrail ile devam eden çatışmasında Tahran'ı kayırma eğilimini yansıttığı düşünülüyor
Çin'in rafine petrol ihracatını azaltması, İran'ın ham petrolünü satmasını kolaylaştırabilir. Bu da, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik enerji yaptırımlarını uygulama çabalarını zorlaştırabilir.
Bu son ABD-İran çatışması patlak vermeden önce Çin zaten büyük miktarlarda İran ham petrolü ithal ediyordu. Şimdi rafine petrol ihracatını aniden kısıtladığına göre, İran tarafının Çin'den bölgesel enerji pazarında [İran ham petrolü için] daha fazla alan bırakmasını umarak bir talepte bulunmuş olması çok muhtemel.
Öte yandan, Ortadoğu'daki durumun tırmanmaya devam etmesi halinde Çin'in iç tedarik güvenliğine öncelik vermesi gerekeceği vurgulandı.
Çin'in kritik mineraller için küresel tedarik zincirinde çok önemli bir konumda olduğunu ve hükümetin ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırmasının uluslararası piyasalar üzerinde büyük bir etkiye sahip olabileceği söyleniyor.
Bu malzemeler Çin'de stratejik kaynak olarak değerlendiriliyor ve hem yüksek teknoloji endüstrisi hem de savunma sektörü için vazgeçilmez. Mevcut politikaya bakıldığında, bu durum savaş zamanı ihracat kısıtlamalarını devreye sokmaya eşdeğer.
Ayrıca, Orta Doğu'daki çatışmanın uzaması halinde Pekin'in ihracat önlemlerini daha da sıkılaştırabileceği, hatta ilgili malzemelerin ihracatını tamamen askıya alabileceği belirtildi.
Pekin, Ocak ayında ABD'nin Venezuela'daki askeri operasyonuna verdiği yanıtta kullandığı dili tekrarlayarak, kamuoyuna yönelik rutin kınama açıklamaları yaptı ve ateşkes çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanı Wang YI, ilk saldırıların ardından ABD ve İsrail'in İran'daki askeri operasyonlarını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesini kınadı.
Bu, ABD'nin son iki ay içinde Çin Komünist Partisi yanlısı bir lidere karşı ikinci kez askeri harekât düzenlemesi oldu; ilki Venezuela lideri Nicolás MADURO'nun sürpriz bir şekilde yakalanmasıydı. Ayrıca bu olay, Başkan Donald TRUMP'ın Çin lideri Xi JINPING ile yapacağı kritik görüşmeden sadece birkaç hafta önce gerçekleşti; bu görüşmede her iki liderin de dünyanın en büyük iki ekonomisinin birbirlerinin mallarına yüzde 125'e varan gümrük vergisi uygulamasını engelleyecek ateşkesi uzatması bekleniyor.
(Kaynak: https://www.theepochtimes.com)
Tags:
Dünya

